Gelişim RaporlarıSosyal BirimYayınlar

Suriye’de Ulaştırma Altyapısının Reformu: Acil Önceliklerle Başlayan Uzun ve Karmaşık Bir Süreç

Özet:

Bu rapor, Suriye’nin ulaştırma sektörünü oluşturan dört ana bileşendeki (karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu) krizleri kapsayan kapsamlı bir kronolojik değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, on yıllara yayılan devlet ihmali ve yerleşik kurumsal yolsuzluğun, ulaştırma altyapısını kademeli olarak felaket düzeylerine sürüklediğini ve bunun trafik kazaları, tedarik zinciri aksaklıkları, artan maliyetler ve yaygın güvenlik riskleri yoluyla büyük insani ve maddi kayıplara neden olduğunu vurgulamaktadır.

Rapor, öncelikle 2011 öncesi dönemde ulaştırma sektörünün durumunu ele almaktadır. Karayolu ağı, uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirilmemesi ve iyileştirilmemesi nedeniyle kötüleşmiş altyapı ve yüksek kaza oranlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Suriye limanları, karmaşık bürokratik prosedürler ve eski yükleme-boşaltma ekipmanları nedeniyle zayıf performans sergilemiş; ayrıca bazı limanlar Esad rejimine yakın kişiler tarafından kontrol edilmiştir. Havayolu taşımacılığı, büyük ölçüde Batılı yaptırımların modern ekipman satın alınmasını engellemesi sonucunda, yaşlanan filo ve yıpranmış havaalanlarıyla zayıf faaliyet göstermiştir. Demiryolu sektörü de benzer şekilde eski altyapı ve modernizasyon eksikliğiyle karşı karşıya kalmıştır.

Rapor daha sonra 2011 sonrası savaşın ulaştırma sektörü üzerindeki etkilerini incelemektedir. Esad rejimi ve diğer çatışan taraflar, yolları ve köprüleri kasıtlı olarak hedef almış, bu da altyapıdaki yıpranmayı hızlandırmıştır. Yollar, limanlar ve havaalanları askeri alanlara ve yoğun güvenlik kontrol noktalarına dönüştürülmüş, bu durum seyahat sürelerini ve maliyetleri önemli ölçüde artırmıştır. Suriye’ye gelen gemi sayısı keskin biçimde düşmüş, demiryolu seferleri durmuş ve havaalanları, askeri ve kaçakçılık merkezlerine dönüştürülmeleri, İsrail saldırıları ve ülkenin uluslararası izolasyonu nedeniyle faaliyetlerinin yüzde 80’inden fazlasını kaybetmiştir.

Esad rejiminin devrilmesinin ardından, iyileştirme çabalarına rağmen ulaştırma sektöründeki birçok sorunun devam ettiği belirtilmektedir. Bazı karayolları hâlâ kötü altyapı nedeniyle her yıl onlarca can almaktadır ve havaalanı trafiği zayıf seyretmektedir. Bununla birlikte rapor, deniz limanları ve demiryollarında faaliyetin kademeli olarak geri dönmesi, havaalanları, limanlar ve trenlerin iyileştirilmesine yönelik birçok anlaşmanın imzalanması ve şehir içi karayollarının rehabilitasyonu için çeşitli projelerin hayata geçirilmesi gibi olumlu gelişmelere de dikkat çekmektedir.

Son olarak rapor, ilgili kurumlara yönelik bir dizi öneri sunmaktadır. Bunların başında, karayollarının sistematik biçimde analiz edilmesi ve kazaların sık yaşandığı noktaların önceliklendirilmesi; ana güzergâhlar boyunca ambulans noktalarının kurulması; yol planlamasında modern teknolojilerin kullanılması; trafik güvenliği ekipmanlarının yaygınlaştırılması; ve trafik ihlallerine yönelik yaptırımların ağırlaştırılması gelmektedir.

Denizyolu taşımacılığı açısından, bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesi, transit ticareti canlandıracak anlaşmaların yapılması ve denizyolunun karayolu ve demiryoluyla entegre edilmesini öngören kapsamlı bir plan hazırlanması önerilmektedir.

Demiryolu sektöründe ise mevcut hatların iyileştirilmesi ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı için ekonomik bir seçenek sunacak, karayolu yoğunluğunu ve ülke içi yük taşımacılığı maliyetlerini azaltacak yeni hatların inşa edilmesi tavsiye edilmektedir.

Havayolu sektöründe ise ABD yaptırımlarının kaldırılmasından yararlanılarak yeni uçak alımı veya yedek parça temini yoluyla filonun güçlendirilmesi, havaalanlarındaki eski teknolojik sistemlerin uluslararası standartlara uygun modern ekipmanlarla değiştirilmesi ve yakın zamanda imzalanan havaalanı inşaat ve yenileme sözleşmelerinde şeffaflık ve dürüstlüğün güvence altına alınması önerilmektedir.

Raporun tamamını okumak için tıkla (Arapça)

بكالوريوس في قسم الفلك وعلوم الفضاء من جامعة أنقرة، مهتم بالشأن التركي وعلاقته بقضايا اللاجئين السوريين، ونشر وشارك في إعداد عدد من التقارير والمقالات حول هذا الموضوع ضمن الوحدة المجتمعية في مركز الحوار السوري

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu