Araştırma ve ÇalışmalarOrtak Kimlik ve Uzlaşı BirimiYayınlar

Suriye’de Çeşitlilik Yönetimi Üzerine Bazı Aydınlatıcı Hususlar- Vatandaşlıkla Birlikte Milli Şuur Gerekliliği Hakkında

Özet:

Bu makale, betimsel analitik yöntem ve karşılaştırmalı yöntemi kullanarak, Suriye’deki çeşitliliğin realitesine, bu çeşitliliğin yönetilmesine ve sorunlarına ayrıca bu çeşitlilikle alakalı gelecekte üzerinde çalışılabilecek fırsatlara bir ışık tutma çabasını temsil etmektedir.

Çok çeşitli herhangi bir toplumdaki çeşitliliği yönetmek, birleştirici ve ulusal bir kimlik oluşturmada temel bir meseledir. Öyle ki bu çeşitlilik yönetilemediğinde, içeriden bir bölünüp parçalanma faktörü haline gelir. Bazı ülkeler makalenin odaklandığı Malezya ve Kanada deneyimlerinde olduğu gibi, farklılıklarını-çeşitliliklerini bir güç faktörüne dönüştürmeyi başarmışlardır.

Suriye örneğinde etnik, sınıfsal ve mezhepsel çeşitlilik, tarihsel olarak haddi zatında çeşitli bileşenler arasında barış içinde bir arada yaşamayı etkileyen olumsuz bir faktör değildi, ancak başta Fransız mandası ve onun izlediği ayrımcı politikalarla başlayan hâkim güçlerin güttüğü siyasetler gibi pek çok faktör bu çeşitliliği yönetme hususunda bir başarısızlığa sebebiyet verdi. Daha sonra Esad rejimi, muhtelif bileşenler arasındaki sosyal çatlakların artmasına neden olan çok sayıda siyasi, toplumsal ve kültürel birtakım tutumlar yoluyla bu çeşitliliği yok etmeyi sürdürdü.

Bu araştırma yedi ana eksen etrafında dönüyor. Konuya yönelik teorik ve giriş niteliğinde bir çerçeve sunan birinci ve ikinci eksende, başvurulabilecek çeşitlilik yönetimi araçları ve bunların uygulama bağlamı, Malezya ve Kanada tecrübeleriyle araştırıldı. Malezya deneyimine bakıldığında bu deneyimin, çeşitliliğin yönetilmesinde çok sayıda araç ve mekanizmaya dayandığı görülüyor. Bu deneyim koalisyon hükümeti modeli üzerinden, içine katma/kucaklama araçlarına odaklanmaktadır. Kanada deneyiminin ise esas olarak eğitim ve halkın katılımını harekete geçirme gibi topluma yönelik araçlara odaklandığı ortaya çıktı.

Üçüncü eksen, Suriye toplumundaki çeşitlilik gerçekliğini kamusal ve özel alan arasındaki ilişki perspektifinden açıklıyor ve siyasi çeşitlilik alanındaki krizin derinliğini göz önüne seriyor. Siyasi çoğulculuk, kamusal alandan gitgide kaybolmuş vaziyette. Etnik ve dini çeşitlilikler ise her ne kadar teşvik edilmeseler de kendilerinin özgürlüklerine kamusal alanda izin veren göreceli bir paya sahipler.

Dördüncü eksen, Suriyeli “azınlıkların” taleplerini tartışıyor ve onların, hizmetlerin dağıtımına ilişkin siyasi sistemin politikalarıyla ilgili taleplerden ziyade kimliğe odaklandığına dikkat çekiyor. Odaklandıkları nokta, özel yapılarına hürmet göstermekten daha çok tarihsel olarak Suriye kolektif kimliğinin temel bileşenlerini oluşturan Araplık ve İslam kavramları konusunda “çoğunluktan” tavizler almaya çalışmaktır.

Beşinci eksen, devletin gerçek bir milli karakterinin bulunmaması, elitler sorunu, aracı kurumların zayıflığı ve dış koşullar da dahil olmak üzere, Suriye’deki çeşitlilik yönetimini başarısızlığa götüren faktörleri detaylandırıyor. Makale, dış müdahalelerin beslediği ve pekiştirdiği “azınlık bilincinin”, “çoğunluğu”, geri kalan diğer bileşenlerle eşit olmak için “azınlık tarzında” doğrudan düşünmeye ittiğini açıklıyor.

Altıncı eksen, Devrim ve Muhalefet Güçleri tarafından, çeşitliliği yönetmeye yönelik çabaların, başta tematik bağlam gelmek üzere çeşitli nedenlerden dolayı şekilselliğe daha yakın olduğunu ortaya koyuyor. Bununla beraber, elit söylemden ziyade toplumdaki ulusal kimliğe yoğunlaşan kamu kültürüne daha fazla katkı yapma konusuna ilişkin belirgin bir zayıflıkla olmasına rağmen, söyleme ve bir dereceye kadar da sahip olduğu alan dahilinde güç paylaşma araçlarına odaklanmaya çalışıldı.

Yedinci ve son eksende çeşitliliğin ulusal düzeyde yönetilmesi için atılabilecek adımlara odaklanıldı. Yine bu eksende, gerekli ancak yetersiz koşulun; çeşitlilik yönetimindeki başarısızlığın en önemli sebebi olan Esad rejiminden kurtulmaya katkı sağlayacak bir siyasi geçişin sağlanması olduğu, bundan sonra Suriye toplumuna ve Suriyeli elitlere “azınlıklara” ve mezhepçiliğe ilişkin sorunlara etkili çözümler bulmaları için uygun alan açılabileceği vurgulandı. Bu da ortak toplumsal kültüre yoğunlaşma ve ardından bu bağlamda olumsuz role sahip yasal hükümlerin iyileştirilmesi gibi bazı araçlarla gerçekleştirilebilir.

Çalışma, Suriye’deki eğitim kurumlarının ve üniversitelerin, müfredatlarında Suriye çeşitliliğine ilişkin konuları bulundurması hususunda yönlendirilmesinin gerekliliğini tavsiye ediyor. Aynı zamanda mültecileri kabul eden muhtelif ev sahibi ülkelerdeki Suriyeli mültecileri diyalog platformları kurmaya cesaretlendirmeyi, çeşitlilik yönetiminde ademi merkeziyetçilik fikrini güçlendirmeyi ve sivil toplum örgütlerini ve yerel konseyleri, çeşitlilik kültürünü ve başkalarıyla bir arada yaşama kültürünü geliştirmede üzerlerine düşen rolü yerine getirmeye teşvik ediyor.

Araştırma makalesinin tamamını okumak için (Arapça)

مؤسسة بحثية سورية تسعى إلى الإسهام في بناء الرؤى والمعارف بما يساعد السوريين على إنضاج حلول عملية لمواجهة التحديات الوطنية المشتركة وتحقيق التنمية المستدامة

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu